Çocuklarda yeme alışkanlıkları nasıl kazandırılmalı?

Çocuklarda yeme alışkanlıkları nasıl kazandırılmalı?

Çocuklarının yemek yemediğinden şikayetçi olan ebeveynlerin öncelikle evlerindeki yemek kurallarını ve sofra düzenlerini gözden geçirmeleri gerekmektedir. Gözden kaçan, uygulanmamış ya da yanlış uygulanmış kurallar olabilir.

Yemek konusunda ebeveyn tutumu nasıl olmalı?

Ebeveynlerin yemek hakkındaki tutumları oldukça önemlidir. Çok baskıcı bir tutum ya da fazla rahat bir duruş çocuklarda yeme alışkanlığının sağlanmasında güçlüklere neden olur. Genelde kural dendiğinde birçok ebeveyn bunu negatif bir şey olarak algılayabiliyor. Bu nedenle kurallarını uygulayacakları zaman fark etmeden katı bir tutum içerisine girebiliyorlar. Halbuki kurallar küçük yaştan itibaren sevgiyle, heyecanla ve mutlulukla aktarılırsa; çocuğunuza, size ve evinize düzeni, anlayışı, beraber yaşamanın güzel yanlarını getirir. Sofra düzeni aile  birlikteliğini oluşturan temel ev kurallarının başında gelir.

Çocuğa yemek yemeyi zevkli hale getirmek için neler yapılmalı?

Sinirle, öfkeyle oturulup hızlıca yemek yenen hiçbir şeyin konuşulmadığı sofralar aile bağlarına zarar verir. Sofra aile fertleri için yalnızca yemek yenen ve yendiği zaman herkesin dağıldığı bir alan olarak değil, aileyi birleştiren mutlu anıların paylaşıldığı, yemek yemekten keyif alındığı bir alan olarak yansıtılmalı. Bu aşamada da anne babanın tavır ve davranışları önemli rol oynar. Ebeveynler çalışıyor olsalar dahi her gün aynı saatte sofrada olmaya özen göstermelidirler. Yemek yenilecek saat aralığı belirlenmeli ve o saatten sonra yemek isteyen çocuklara yemek verilmemelidir. Böylece çocuk yemeği sofra esnasında yemesi gerektiğini anlayacaktır. Sofra tüm aile bireyleri tarafından beraber kurulmalı. Sofraya beraber oturulmalı ve beraber toplanmalı. Yemek esnasında herkes kendi tabağıyla ilgilenmeli.

Tek tip beslenen çocukları çeşitli yemeklere alıştırmak için neler yapılmalı?

Tek tip beslenen çocuklar için 2-3 çeşit yemek sofraya konularak yeni tatlar tatması konusunda teşvik edici konuşulmalı fakat üstüne gidilmemeli. Yetişkinlerde olduğu gibi çocuklar da görüntüsünü beğenmedikleri yiyeceklerin tadına bakmak istemezler. Özellikle formu yumuşak ve görüntü itibariyle ilgi çekmeyen yiyecekler gerekirse araştırılıp farklı şekilde sunulmalıdır. Çocuğun tabağına yiyebileceğinden fazla yiyecek konulup, “bunlar bitecek” diyerek baskı yapılmamalıdır. Hiçbir zaman tehditle ve korkuyla yemek yedirilmemelidir. O yemeğin lezzetli ve sağlıklı olduğunu sözlerden ziyade siz yerken aldığınız keyifle çocuğunuza yansıtmalısınız. Sizler çocuklarınıza rol modelsiniz. Bu nedenle sizin keyifle ve afiyetle yediğiniz yemek çocuğunuzda merak uyandıracaktır.

Çocuğum tek başına yemek yemiyor ne yapmalıyım?

Çocuğun gelişimsel engeli olmaması halinde kendi başına yemek yemesi gerekir. 1 yaşından itibaren çocuğunuzun tek başına yemesi için önüne yemeğini bölerek koyabilirsiniz. Çatal ya da kaşığı çocuğunuzun eline verip kontrolün onda olduğu hissiyatını yaşatmalısınız. Böylece yeni bir sorumluluğun verdiği heyecanla daha bağımsız ve daha özgür olduğunu kanıtlamasına fırsat yaratmış olursunuz. Tabağını her bitirişinde onu tebrik edin ve bir sonraki öğün için teşvik edin. Çocuğunuzun küçük yaşta bu alışkanlığı edinmesi psikolojik açıdan yararlıdır; bu sebeple yemeği döküp saçtığı zaman sinirlenmeyin, öfkelenmeyin, sinirle çocuğunuzu temizlemeyin. Özgür ve bakışların üstünde olmadığı sofrada yemek yiyen çocuklar, yeme alışkanlıklarını daha sağlıklı ve daha rahat edinirler. Unutmayın ki sizin yemediğiniz yiyecekleri çocuğunuz da yemeyecektir. Bu sebeple, yemediğiniz ya da beğenmediğinizi ifade ettiğiniz yiyecekleri çocuklarınıza yedirmeye çalışmak tutarsızlıklara neden olur.

Uzm. Klinik Psikolog Tuğçe Uçar

Ergenlikte Yeme Bozuklukları

Yemek yemek sosyal bir davranıştır aynı zamanda içinde bir çok değeri barındıran kültürel açıdan da pek çok birey için farklılık gösteren bir olgudur. Yeme bozukluklarının çıktığı belirli bir yaş yoktur fakat en sık belirtilerin görüldüğü dönem ergenlik dönemidir. Tüm psikolojik rahatsızlıklarda olduğu gibi yeme bozuklukları da fizyolojik (genetik faktörler), psikolojik ve sosyal faktörlerin (çevre, aile) oluşturduğu durum ya da durumlarda ortaya çıkabilir.

 

Başlıca yeme bozuklukları nelerdir?

  • Obezite
  • Anoreksiya Nervoza (olması gereken kilonun çok altında olmasına rağmen zayıflığı kabul etmeme, açlığı kabul etmeme, aynada kendini hep kilolu görme)
  • Blumiya Nervoza ( yüksek kalorili besinleri yemenin ardından kendini kusturarak zayıf kalmaya çabalamak)
  • Tıkınırcasına yeme bozukluğu
  • Gece yeme bozukluğu

Yeme bozukluklarının nedenleri nelerdir?

Yeme bozukluklarında aileden gelen genetik yatkınlık göz ardı edilmemelidir fakat psikolojik ve çevresel faktörlere de değinilmesi gerekir. Stres ile yeme davranışları arasındaki ilişki bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Kimi bireyler stres altında porsiyonlarını arttırırken kimilerinin yeme eğilimlerinde azalmalar gözlemlenir. Bu aşamada stresin bağlı olduğu duygu çok önemlidir.

Yeme bozukluklarında en etkili terapi yöntemi nedir?

Terapist ile danışan arasında kurulan sağlıklı ve güvenilir bağın ardından terapide bireyin olumsuz düşünce ve inançların hangi yeme davranışına yol açtığı, ardından nasıl fiziksel semptomların ortaya çıktığı ve hangi ruh halinin etkisiyle bu bozukluğun devam ettiği üzerinde çalışılır. Bu davranış bozukluğu için en etkili terapi yöntemi bilişsel-davranışçı terapidir.

 

Ergenlik dönemindeki bireylerde görülen yeme bozukluklarının başlıca nedenleri

Sınav kaygısı, travmalar, şiddet görmek (sözel, fiziksel, cinsel), başarısızlık endişesi, aile içi problemler vb.. durumlar yeme davranışlarında bozukluklara neden olabilir.

 

Yeme bozukluklarında sosyal medyanın rolü

Özellikle anoreksiya ve blumiya nervosa hastalıklarında çevresel etkenler ve toplumun bakış açısı genç bireylerde vücut imajları konusunda strese neden olur. Böylece yeme davranışları doğrudan etkilenir ve bu baskı ilerledikçe bozukluğa kadar gidebilir. Dergiler, televizyon ve son zamanlarda hızla yükselen ve nerdeyse çocukların bile kullandığı sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlar özellikle ergenlik dönemindeki bireylerin vücutları konusunda kaygıyı arttırır. Çünkü; “Güzel olmanın kuralı ince olmaktan geçiyor” düşüncesi bireylerin sağlıksız ve orantısız diyete başvurmalarına, gittikçe de yeme bozukluklarına neden olur. İdeal güzelliğin zayıflıktan geçtiğini yansıtmaya çalışan sosyal medya özellikle genç kızların kendileriyle mutlu olmamalarına ve daha da strese girerek bu davranışları arttırmalarına neden olur.

 

Ne yapmalı?

Çocuklarının yeme davranışlarında bozulmalar gözlemleyen ailelerin bu konuda tek başına yapacakları kısıtlıdır. Erken tanı ve tedavi yeme bozukluklarında çok önemlidir. Bu nedenle bu konuda sıkıntısını tespit etmiş bireylerin bir uzmandan yardım alarak terapi sürecini başlatmaları gerekmektedir. Yalnızca aile fertlerinden bu bozukluğa sahip olan bireyin çabası yeterli olmaz ailenin tutumu da çok ama çok önemlidir. Zorlamalar ya da kısıtlamalar terapi sürecini olumsuz yönde etkiler ve direncin artmasına neden olur.

Uzm. Klinik Psikolog Tuğçe Uçar